Silivri’den bir isyan daha!

Silivri’den bir isyan daha!

07.09.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Silivri’de tutuklu olan, Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün’den bir mektup aldım.

Baştaki sevgi, saygı, teşekkür ve giriş cümlelerini atlayarak aynen yayımlıyorum.

(Mektuptaki siyah vurgular benim.)

***

Bugün ülkemiz, demokrasiyi, hakikati ve halkın özgür iradesini savunan kalemlerin değerini her zamankinden daha fazla hissettiği bir dönemden geçiyor.

Halkı bilgilendirmek ve Cumhuriyetin sarsılmaz değerlerini yaşatmak için kalemini kullanan sizler, karanlıktan aydınlığa uzanan yolun en güçlü ışığını taşıyorsunuz.

Bu nedenle duruşunuz ve yazdıklarınız, bugün her zamankinden çok daha kıymetli ve anlamlıdır.

Henüz 18 yaşımda başladığım belediyecilik hayatım, bugün 50 yılı aşkın kesintisiz yarım asırdan fazla süredir devam ediyor. Bu süre boyunca gece gündüz demeden, çoğu kez ailemi geride bırakarak yalnızca halkım için çalıştım. 7 dönemdir büyük Büyükçekmece ailemin güveniyle, vekaletiyle belediye başkanı seçildim.

Kamunun malını kendi malımdan aziz bildim; hiçbir yanlış uygulamaya göz yummadım. Bütün bu hizmetleri Kuvayı Milliye ruhuyla yaptım ve yapmaya devam ediyorum.

İlkelerimden asla ödün vermedim.

2003’ten bugüne kadar Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Kongresi’nde (YBYK) Türk Ulusal Heyetin en kıdemli üyesi olarak ülkemi şerefle temsil ettim.

12 Eylül’ü, 28 Şubat’ı, 15 Temmuz’u bizzat yaşadım; her biri halk iradesinin yok sayıldığı, demokrasinin sekteye uğradığı dönemlerdi. Ne yazık ki bu müdahalelerin bedelini her zaman milletimiz ödedi. Bugün de benzer bir tabloyla karşı karşıyayız. Seçilmiş belediye başkanlarına yönelik siyasi müdahaleler, halkın özgür iradesini gölgelemektedir.

Sürekli muhalefet kanadında görev yaptığım için, ülkemizin siyasi anlayışı ve uygulanan adalet mekanizmaları gereği her ay denetlenmek durumunda kaldım.

Yetmedi; şeffaflık ilkesine olan bağlılığım nedeniyle, özel müfettişler aracılığıyla periyodik olarak kendimi denetlettim ve tüm işlemlerimin hukuk çerçevesinde olduğunu belgeledim.

***

PEKİ BEN BUGÜN NEDEN SİLİVRİ ZİNDANINDAYIM!

Siyasi çıkar ve menfaatlerini gerçekleştiremeyenlerin asılsız itham ve dedikodularının hedefi olduk.

Belediyemizle, halkımızla ve hayırsever vatandaşlarımızla yürüttüğümüz projeler üzerinden yalan ve iftiralar üretildi.

Şu an Silivri’de olmamın hiçbir hukuki ve mantıklı gerekçesi yok.

Ben ve yol arkadaşlarım, vatandaşlarımızın hür iradesiyle seçildik. Yerimiz, demir parmaklıkların ardı değil; görevimizin başında, halkımızın yanında olmalıydı. Biz bu yola makam için değil, milletimiz için çıktık.

Soruyorum:

Yarım asır boyunca halkın güveniyle 7 kez üst üste seçilmiş bir belediye başkanı olarak, kentin geleceği ve vatandaşlarımızın güvenliği için sahada olmam gerekirken, dedikodular ve asılsız ithamlar nedeniyle Silivri zindanında mı olmalıydım?

Büyük depremin kapıda olduğu bir dönemde, Kentsel Dönüşüm projelerimizin başında halkımla birlikte olmam gerekmez miydi?

Yarım asırlık belediyecilik hayatımda gördüğüm bu hukuksuz uygulamalar; milletimize gözyaşı, acı ve ekonomik kayıplar getirmiş, ülkemizi çağdaş medeniyet yolundan uzaklaştırmıştır. Sadece düşmanlarımız ve emperyalist güçlerin çıkarlarına hizmet etmiştir.

Kurtuluşumuz; Cumhuriyetimizin değerlerini korumak, demokrasimizi ve ekonomimizi güçlendirmek, Ata’mızın aydınlık yolunda yürüyerek çağdaş medeniyet seviyesine ulaşmaktan geçer.

Yüce Allah milletimize ve memleketimize yardım etsin.

Bu dönemde sizin desteğinizle gerçeğin doğru şekilde aktarılacağına yürekten inanıyor, daha aydınlık günlerde görüşmek üzere sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

Dr. Hasan Akgün

Büyükçekmece Belediye Başkanı-Silivri

***

Değerli okurlarım, İktidarın CHP’ye karşı başlattığı “Sivil Darbe”, sadece Anayasal düzeni değil, bütün vatandaşların temel haklarını ve özgürlüklerini de tehdit eden bir düzeye tırmanmış görünüyor.

Buna karşı “Demokratik Laik ve Sosyal Hukuk Devleti”ni korumak için, Anayasal sınırlar içinde TOPYEKÛN DİRENİŞ gerekmektedir!

Yazarın Son Yazıları

Yemin, ahlak, hukuk, namus ve şeref (3)

Bugünkü makalem, bu konuda art arda yazdığım üçüncü yazı.

Devamını Oku
01.02.2026
Hukuksuzluk Türkiye Cumhuriyeti’nde sürekli olamaz!

Yine dünkü Cumhuriyet...

Devamını Oku
30.01.2026
Hukuksuzluk, ahlakı, güvenliği ve devleti de yok eder!

Dünkü Cumhuriyet’in manşeti “‘Çete Lideri’ne VIP ayrıcalığı” biçimindeydi...

Devamını Oku
29.01.2026
Engellenen on parmak mucizesi

Kitaplarımı önce el yazımla yazmaya başlardım.

Devamını Oku
27.01.2026
Uğur Mumcu’yu bir devrimci olarak anmak

Dün, Uğur Mumcu’nun 1993 yılında dinci/ faşistler tarafından haince katledilişinin 33. yıldönümüydü.

Devamını Oku
25.01.2026
Emperyalizmin bilinci ahlakı ve vicdanı

ABD, Suriye’yi teslim ettiği HTŞ (Ahmed eş Şara) ile IŞİD’le mücadele ve İsrail’le ittifak konularında anlaşıp artık SDG’ye ihtiyaçlarının kalmadığını ilan edince Kürtler şaşkınlık içinde, “ABD bize ihanet etti, ABD bizi sattı” kıvamındaki sözlerle yakınmaya başladılar.

Devamını Oku
23.01.2026
Yerli ve milli klavye mucizesini kim katletti?

29 Nisan 2025 günü elektronik postama bir mektup geldi...

Devamını Oku
22.01.2026
Sol tartışır sağ malı götürür (6)

Suriye’deki son gelişmeler, Emperyalizm ile radikal siyasal İslamın bütünüyle anlaştığını gösterdi.

Devamını Oku
20.01.2026
Kuramsal tartışmalar ve ittifak arayışları (5)

Gerek Kemalizm ve Atatürkçülük üzerine, gerekse Marksizm ve Sosyalizm üzerine yapılan kuramsal ve kavramsal tartışmaların sonu yoktur.

Devamını Oku
18.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 4

Türkiye şu anda “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” denilen “Şahsım Devleti” modelinden kaynaklanan bir “Rejim Bunalımı” ile karşı karşıya.

Devamını Oku
16.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 3

Kemalistler ile Sosyalistler arasındaki ittifak arayışı, tarihimizin en özgürlükçü Anayasası olan 1961 Anayasası sonrasında, TİP’in kuruluşu...

Devamını Oku
15.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 2

Devletin ve toplumun bütünlüğü ile, Demokratik ve Laik Cumhuriyet Rejimi’ni korumak için bugünlerde dile getirilen, Kemalistler ile Sosyalistler arasında ittifak önerisi, bir hayli eskidir.

Devamını Oku
13.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları (1)

ABD’nin Venezuela’yı basıp Başkan Maduro ve eşini alıp götürmesi, bütün dünyada “İç cephenin güçlendirilmesi” sorununu gündeme getirdi.

Devamını Oku
11.01.2026
Venezuela dersleri 3: Muhalefet

“İç cepheyi tahkim etmek için”, muhalefet de etnikçilik, dincilik ve mezhepçilik üzerinden bölücülük yapmamalı, Bağımsız Cumhuriyeti tehlikeye atacak iç ve dış süreçlere destek vermemelidir.

Devamını Oku
09.01.2026
Venezüella dersleri 2: Muhalefet ne yapmalı?

ABD Başkanı Trump’ın, Venezüella Başkanı Maduro’yu, konutunu basarak alıp götürmesi, bütün dünyada müthiş bir şok etkisi yarattı...

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella olayı: Küreselleşmenin üçüncü aşaması

Küreselleşmenin birinci aşaması Sovyetler Birliği’nin çökmesi ile 1991’de başlamıştı:

Devamını Oku
06.01.2026
Nüfusu eğitmek yerine ithal etmek!

Çağdaş Demokratik Devlet vatandaşlarının eğitimlerini çağın gereklerine göre belirlemek zorundadır...

Devamını Oku
04.01.2026
İktidar toplumla ters düştüğünde

Sosyal Psikolojinin en net kuralıdır...

Devamını Oku
02.01.2026
2026, umut ve direniş yılı olsun!

YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN...

Devamını Oku
01.01.2026
2025’ten 2026’ya: Terör yeniden sahnede!

2025’in son yazısı:

Devamını Oku
30.12.2025
Dolandırıcılık, kumar ve uyuşturucu niçin yaygınlaştı (Devlet ve ahlak ilişkileri)

Devlet, vatandaşların güven içinde yaşamaları için vardır.

Devamını Oku
28.12.2025
SHP-HEP işbirliğinin ibretlik ‘hüzünlü öyküsü’

Bu “Hüzünlü Öykü”nün ibretlik kronolojisini Zülâl Kalkandelen ile birlikte yazdığımız “Devrim ve Karşı Devrimin Yüzyılı”ndan özetleyerek aldım.

Devamını Oku
26.12.2025
Asıl uyuşturucu sorunu: Narko devletler

Sovyetler Birliği çöktükten sonra oluşan dünyayı anlamak için onu çökerten Emperyalizmin nasıl bir dünya istediğine bakmak gerek.

Devamını Oku
25.12.2025
CHP’nin ‘süreç’ açmazı

İmralı Heyeti olan DEM Parti yöneticileri, İmralı temaslarını anlatmak ve yeniden oraya gitmeden önce CHP’nin görüşlerini almak için Özgür Özel’le görüştü.

Devamını Oku
23.12.2025
‘Sürecin’ tarihi ve bugünü

“Sürecin bugününü” doğru değerlendirebilmek için terör örgütü PKK’nin ve İktidarla olan ilişkilerinin tarihine bakalım...

Devamını Oku
21.12.2025
İktidarın, PKK ve DEM çıkmazı

Emperyalizm, İsrail’in güvenliğini sağlamak ve bölgeyi daha kesin olarak kontrol edebilmek için Ortadoğu’da, Irak’la birlikte, Suriye’yi de kapsayan bir Kürt Devleti kurulmasını dayatıyor...

Devamını Oku
19.12.2025
Atatürkçülük, Marksizm ve Ataol Behramoğlu

Okan Toygar’ın “HAYATIMIZ GÜZELDİR, Ataol Behramoğlu’nun Siyasal Kimliği” adlı nehir söyleşisi, Tekin Yayınevi tarafından yayımlandı.

Devamını Oku
18.12.2025
On birinci yargı paketi: Komedi değil, trajedi!

31 Temmuz 2023 ve öncesinde suç işleyenlere infaz indirimi de getiren 11. Yargı Paketi, TBMM Adalet Komisyonu’nda kabul edilmiş:

Devamını Oku
16.12.2025
Tarihi geri götürmek olanaklı değildir!

Orta Doğu’da İsrail’in güvenliği için bir Kürt Devleti kurmak isteyen ve bu nedenle Suriye’de, Terörist Radikal İslam’la uzlaşan ABD, Çağdaş bir Demokratik Laik ve Sosyal Hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ni de, İktidarla el ele, Suriye gibi Orta Çağ’a, dinler, mezhepler ve aşiretler bazında örgütlenmiş olan Merkezi Feodal bir yapıya geri götürmek istiyor!

Devamını Oku
14.12.2025
Devlet çökertildi ama yenisi kurulamadı (7)

Bu yazı Özgür Özel’in “Stockholm Sendromu” uyarısı yapmasından sonra, geçen hafta başında yazmaya başladığım yazıların yedincisi.

Devamını Oku
12.12.2025
Stockholm sendromunun kaynağı (6)

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, HDP’li ve onun devamı olan DEM Partili politikacılar ve belediye başkanları görevlerinden alınır ve bazıları hapse atılırken, DEM Parti’nin “Süreç” bağlamında iktidara destek vermesindeki çelişkiyi vurgulamak için zekice dile getirdiği “Stockholm Sendromu”, Türkçemizin bütün çarpıcı güzelliğiyle, “Celladına âşık olmak” biçiminde ifade edilen bir durumdur.

Devamını Oku
11.12.2025
Açılım, Stockholm sendromu ve toplumsal şok (5)

İktidar, kamuoyundaki yaygın izlenime göre, “Açılım Süreci”ni, ilan ettiği gibi “Barış” “Demokrasi” ve “Terörsüz Türkiye” için değil, başarısızlıklarından dolayı siyaseten biten ömrünü uzatmak için içeride DEM Parti’den, dışarıda Emperyalizmden destek aradığı için yapıyor.

Devamını Oku
09.12.2025
Açılım: Stockholm Sendromu ve şok doktrini (4)

Bu yazı Özgür Özel’in “Stockholm Sendromu” uyarısı üzerine, geçen hafta Salı günü başladığım yazıların dördüncüsü.

Devamını Oku
07.12.2025
Mezhepçilik ve tarikatçılık da demokratik rejim düşmanlığıdır!

Dün Etnikçiliğin Demokratik Rejim karşıtlığını (düşmanlığını) yazmıştım.

Devamını Oku
05.12.2025
Etnikçilik demokratik rejimi yıkar!

Etnikçilik, insanların tarih boyunca sahip oldukları Aile, Aşiret, Din, Mezhep, kimlikleri üzerine, Endüstri Devrimi’nin getirdiği “Ulusal” ya da “Milliyetçi” kimliğin, Totaliter bir anlayışla istismar edilmesinden kaynaklanan Faşist bir ideolojidir.

Devamını Oku
04.12.2025
Siyasette Stockholm Sendromu

CHP Genel Başkanı Özgür Özel Kurultay konuşmasında, “Stockholm Sendromu” anımsatmasını yapmadan önce, İktidarın, “Terörsüz Türkiye” sloganı bağlamında başlattığı “Sürecin” bütün çelişkilerini vurgulayan bir konuşma yapmış.

Devamını Oku
02.12.2025
Darağacı edebiyatı ve terör gölgesinde yeni yargı paketi

25 Kasım 2025 tarihinde MHP lideri Devlet Bahçeli TBMM Meclis Grubu konuşmasında şöyle demiş...

Devamını Oku
30.11.2025
Faşistliğin dini mezhebi ırkı milliyeti yoktur

Faşizm ve Faşistlik, gerek Rejim gerek Kişilik yapısı olarak Demokrasi ve Demokratlık karşıtlığıdır.

Devamını Oku
28.11.2025
İki hukuk profesörü konuşurken...

“Anayasa”, “Hukuk” ve “Yargı” bir devletin omurgasıdır..

Devamını Oku
27.11.2025
CHP’nin savunması için Okkam’ın usturası!

“Okkam’ın Usturası” bir önermedir:

Devamını Oku
25.11.2025